Halep'te yaşanan tahliyelerin öncesi ve sonrasında insanlık tarihinde nadir görülen bir yardım seferberliğine şahit olduk. Altıncı yılına giren Suriye Özgürlük Mücadeleleri boyunca bu büyüklükte bir yardım seferberliğine şahit olunmadı. Bu durum, bize dayatılan Sykes-Picot sınırlarının halkımız ve Bölge halkları tarafından tarihin çöplüğüne atıldığını göstermesi bakımından önemlidir. Yapılan bu yardım çalışmaları, yıllarca tarihi çarpıtmalarla coğrafi sınırların "zihnimize ve gönlümüze" işlenmesi çalışmalarını da bir çırpıda kenara atmış; neredeyse bir asır boyunca iğdiş edilmiş zihinlerin kıyam ederek, bizi bizden uzaklaştıran, kardeşlerin arasını açmaya çalışan bütün setlerin yıkılışına vesile olmuştur.
Daha tahliye görüşmeleri sürerken İHH İnsani Yardım Vakfı Suriye Çalışmaları Ekibi, çadır kentlerin kurulacağı alanları tespit etmeye çalışıyor, aynı zamanda AFAD'ın kuracağı çadır kentler içinde AFAD yetkilileriyle toplantılar icra ediyordu. Neticede üç ana bölgede çadır kent kurulmasına karar verildi. Çadır kentlerden ilkinin kurulacağı Kemmune Bölgesi'ne yönelik 200 çadırdan oluşan bir kamp alanı tesis edilmiş oldu. Bu bölgeye İHH, AFAD ve Kızılay çadırları kuruldu. Bunun dışında İHH Suriye Koordinasyon Merkezi Suriye içerisindeki ekipleri aracılığı ile 600 dönümlük bir arazinin Suriyeli yetkililer ile görüşerek AFAD'a tahsis edilmesini sağladı. Şu an bu bölgede alt yapı ve zemin iyileştirme çalışmaları devam ediyor, çalışmalar bittiğinde bölge yaklaşık 35-40 bin kişinin yaşadığı bir çadır kent haline gelecek. Bir diğer sınır hattı bölgesinde ise bir tahliye ve nakil merkezi oluşturulması için büyük Hangar Çadırların kurulması faaliyeti İhh ekipleri tarafından sürdürülmektedir.

(Kemmune Çadır Kenti)
Çadır kentlerin oluşturulması sürecinde ise tahliye edilen Halepliler; Halep kırsalı, İdlib şehir merkezi ve İdlib kırsalına yerleştirildiler. Gittikleri bölgelerde aileler varsa akrabaları, yoksa bölge halkı tarafından misafir ediliyorlar. Kimi aileler ise kiralık evlere ya da savaş nedeni ile kısmen tahrip olmuş metruk binalara yerleştiler.
Çadır kent ya da evlerde barınmak hayatı kolaylaştıran bir unsur değil. Bilakis mazlum Suriye halkı özelikle kadınlar, çocuklar ve yaşlı insanlar İçin yaşamak, hakikaten çok zor şartlar altında ayakta kalmak demek.

(İdlib Hayır Çarşısı (Kıyafet Mağazaları var ihtiyaç sahibi ailelere verilen kartla ücretsiz kıyafet alınan mağazalar)
Geçtiğimiz haftalarda yaptığımız ziyaretlerde konu olan bölgelere şehrimizden gönüllü ve bağışçılarımızla ziyaretler gerçekleştirdik. Ziyaretler esnasında Halep Kırsalında bulunan Keferneha, KeferHalep, İdlib, Atme, Çadır kentler, Azez, Konteyner Kentler, İHH İnsani Yardım Vakfının Uluslararası Şam Üniversitesi ve Cerablus bölgesini ziyaret ettik.
Ziyaretlerde özellikle tahliye edilen ailelerle görüşmeye çalıştık. Tahliye edilen ailelerin bir kısmı çadırlarda duruma göre 6-7 kişi ile 10-12 kişi arasında yaşıyorlar. Çadırların toplam büyüklüğü ise 16 ve 18 m2 olmak üzere iki tip. WC, banyo gibi ihtiyaçlar çadırların dışında kurulan yerlerde gideriliyor. Aile yaşantısı açısından bu çadırlar kesinlikle uygun olmamakla beraber şu an için başka çözüm yolu gözükmüyor. 200 çadırda yaklaşık 1500 kişi yaşıyor. AID tarafından sağlık hizmetleri sunulmakta. Çocuklarda özellikle soğuktan dolayı öksürük yerleşmiş ve bronşite dönmüş durumda. Problemin çözümü için tüm çadırlara ısınma, aydınlanma ve yemek yapmak için de kullanılabilecek gaz sobaları dağıtıldı. Çadırlara yönelik sürekli olarak gıda, giyim, sağlık hizmetleri sunuluyor. Hızlı bir çözüm olan çadır kentler alt yapı çalışmalarına zaman kalmadığı için yağmur sonrası yoğun bir çamurla karşı karşıya kaldı.
Kemmune çadır kentinde dikkatimizi çeken bir diğer husus 460 km öteden Musul'a bağlı Türkmen ilçesi olan "Tel Afar"den PKK zulmünden kaçarak yürüyerek gelen Türkmenler oldu. Bu da Türkiye sınırına yaklaştıkça insanların kendilerini güvende hissetmelerinin bariz bir göstergesi olarak karşımızda duruyor.

Kemmune Kampı Sağlık Taraması









